belki

senin aynadan gördüğünü ben "dıvardan" görürüm. Oğuz Atay- Babama Mektup

5 Şubat 2012 Pazar

ŞEHRİN IŞIĞINDA PARILDAYAN YILDIZLAR


Tekrar niteliğine giren her mastarı içeren şeylerden sıkıntı duyardım. Aynı saatte uyanmak, giyinmek, evden çıkıp akşam yine aynı saatte eve dönmek. Rutin manası taşımaya başladığından gittikçe yaşantımdan sıkılıp “Ne halt etmeye geldim ben bu gezegene?” gibi soruları kendime yöneltmekteyim.
Her gün biraz daha ağırlaşıyordu başım, artık hiçbir şey kaldıramayacakmış gibi görüyordum kendimi. Etrafıma ördüğüm yürüyen duvarların bilincinde değilken, insanlar, bunu ben söylemeden anlayabilsinler istiyordum.
Kelimeler batıyor, canımı yakıyor,, harflerden soğuyor, koca kalabalıkta dilimi oynatma zahmetine girmeden, çoğu insanın hayali olan bu yeteneğimi körertiyordum.
Kalabalıktan kaçarak, kendime sessizlik arayarak, çoğu insanın hayali olan seslerden kaçıyordum.
Boynumu eğip saydığım adımlarla geçen kaldırım ve yahut yol taşlarının hızlı seyirlerini izliyordum. Belki elimden gelse bu yeteneğimi de körertirdim; lakin etrafa çarpma içgüdüsünün bilincine varabildiğim için –neyseki- bu yeteneğimden az da olsa faydalanıyordum. Gerçi kaçınılmaz bir gerçek bu; bir o kadar görülmesi gereken güzelliği, bir daha hiç göremeyeceğimi bile bile yine de ondan kaçıyordum. Halbuki sokaklar bir o kadar aydınlık, şehir öylesine ışıkla donatılmıştı ki; çoğun gökyüzündeki yıldızlara ulaşamıyordum.
Fakat şundan da eminim ki –neyseki- onların güzelliğinin bilincinde olabiliyordum. O hala güzel, şehir kendi ışığıyla onu kısmen gölgede bıraksa da ben onun güzelliğine tüm kalbimle inanıyordum.
Hiç ışık olmayan yerde daha net görünse de, kimsenin fikrine danışmadan, ışıksız ve yalnızken güzelliğini tescillese de, ben, onu ışıklı şehirde de aynı zevk ile izliyordum. Başka fikre, düşünceye aldırış etmeden.
Toplum içinde yarattığım yalnızlığımdan, aydınlık içinde karanlık hissiyatından, sadece o an mutlu olabiliyordum.
Lakin bir yalnızlık daha vardı bende, birliktelikte. Ben yıldızı her yerde aynı güzellikte görsem de, ulaşılması da o kadar zordu gözlerimde.
Yorum Gönder