belki

senin aynadan gördüğünü ben "dıvardan" görürüm. Oğuz Atay- Babama Mektup

16 Şubat 2015 Pazartesi

KÜFÜR: BİR DOZ ARINMA


Ben, hayatın anlamını yitirmiş bir bireyim. Duygularımın dahi sömürüldüğü zaman dilimi içinde, kelimelerin birleşip hiçbir ifadeye ulaşamadığı duygusuzluğumun içinde yüzmekteyim.
Her gün uyumak veya kalkmak, bana bir fayda getirmiyor. Hayatımın bu zamanına kadar, 24 saatle ıfadelendirilmiş günlerin her saatinde uykuya dalmış, her saatinde de uyanmış olmama rağmen, yaşadığım günlerde hiçbir farklılık göremiyorum.
Ne için yaşıyorum sorusuna cevap veremiyorum. Sabah kalkıyorum, diyelim: işe gitmek için hazırlanıyorum: belki haddimden fazla uyuduğumdan dolayı kahvaltımdan feragat ediyorum. Geç kalacağım endişesiyle günün ilk amına koyma eylemine başlıyorum, çoraplarımı ararken. Belki bulamazsam “Hay yapacağın şeyi sikeyim” diyerek anneme sövüyorum içimden. Ama evden çıkarken “Allah işini rast getirsin” dediğinde annem, “Sağol” diyerek çıkıyorum, belki az önce ettiğim küfür yüzünden “Düşüncesizliğimi sikeyim” diyerek. Sonra otobüs durağına giderken, otobüsün duraktan ayrılışını görüyorum uzaktan ve “Hay bahtımı sikeyim” diyorum hemen ardından; az önce duyduğum pişmanlığı unutaraktan.
Sonra beklemeye koyuluyorum, her zaman beklediğim gibi; işe geç kalmamı engelleyecek yeni bir toplu taşıma aracını. Müstakil araçlar hızla çıkıyor yokuştan yukarı, toplu taşıma aracı geçmiyor. “amına koyduğumun otobüsü,” veya “minibüsü” diyorum içimden veya başka şeyler. Sonra görüyorum otobüsü ya da minibüsü, yine “çok şükür amına koyayım” diyorum; az önce bunları hiç söylememişim gibi ya akbili basıyorum veya para uzatıyorum.
Geçece bu günler, diyorum, geçecek. 
Birbirimizden habersiz sandığımız bir dünya insanla aynı araç içinde kendimize bakıyoruz; belki hep bir ağızdan “Geçecek amına koyayım” diyoruz içimizden.
Kimi kitap okurken “Vay amına koyayım” diyor, kimi haberlere göz gezdirirken “Vay orospu çocukları” diyor, kimi de onu zor durumda bırakan bir insanı içine alıyor ve sövüyor ona içinden, alıyor intikamını. Fakat hepimiz rahatladığımızı düşünüyoruz küfrederken.
Önce bir iki gün aynı habere sövüyoruz, sonra hakkın yerini bulduğuna inanınca “OHHHH!” diyoruz. Önce izlediğimiz bir dizide, işler istediğimiz gibi gitmeyince haftalarca endişeleniyor, sonra sevgililer kavuşunca, ilahi adaletin yerine gelmesi için birileri vurulunca, tecavücüler hapse tıkılınca; normal hayatımızda yaşayamadığımız mutlulukları, televizyonda gördüğümüz olay örgüsüyle bu dünyada adaletin olduğuna inandırılmanın verdiği hazla derin bir “OHHHHH!” çekiyoruz içimizden; hatta belki bunun üzerine bir keyif sigarası yakıyoruz.
Hatta bununla da yetinmiyor, alışkanlığımıın getirdiği itkiyle “Oh oldu amına koyduğumun çocukları” diyerek taçlandırıyoruz keyfimizi.
Sonra tekrar unutuyoruz.
Ölüm önemsizleştiriliyor.
Küfür sadece komikleştiriliyor.
Benliğimizin yerini hayali karakterler kaplıyor.
Ta ki, gerçek bir olay yine patlak verinceye kadar; izlediğimiz olaylarla gerçekten karşılaşıncaya kadar; sonra her şeyin dizilerdeki gibi olacağını zannedere...,
Ben de herkes gibi kendi kanaatimi getiriyorum: suçlu kişiyi içinden çıkamayacağı zor durumlara düşürüyorum içimden ve az da olsa rahatlıyorum. Yine aynı şekilde küfürler ediyorum, belki sadece bu sefer dışarı yansıtıyorum küfürlerimi, diğerleri gibi; ama yine de kendimi kandırıyorMUŞum.
Kendimi onlardan ayıracak gerekçeler sıralamaya çalışıyorum: lakin,
Pipiden beyinlerin düşünceleri karşısında hangi gerçel düşünceyle ayakta kalabilirim, bilmiyorum. Sizin ben ananızı sikeyim, desem rahatlayacak mıydım; veya amına koyduğumun çocukları desem veyahut orospu çocukları.
Belki böyle böyle, bu ülkenin bu hale gelmesine sebep olanların amına koyayım, analarını avratlarını diye düzebilirim, düzebilirdim.
Sonra fark ettim ki, rahatlamak, içimi dökmek için sarf edeceğim tüm ifadelerde ben de birçok kadına; karşıt görüşte olduğumu düşündüğüm sapıklarla aynı pencereden bakıyor olacaktım. Meğer ben de sinirimi boşalttığımı zannettiğim her anda, birçok kadına tecavüz ediyormuşum. Ben de bu ülkede büyüdüm, öyle değil mi; şu an büyümeye devam eden çocuklar gibi.
Bu yüzden bir özür borçlu olduğumu düşünüyorum:
Bu yaşıma kadar ettiğim küfürler için tüm kadınlardan özür diliyorum.
Yorum Gönder