belki

senin aynadan gördüğünü ben "dıvardan" görürüm. Oğuz Atay- Babama Mektup

6 Ocak 2012 Cuma

GÜNEŞİN SON DEMLERİ

Birkaç saat evvvelinden ne kadar da farklı
Karanlık elbbette ki güneşin veda etmesiyle gelecek 
Mevsim misali saatler içerisinde seziyorum anları
Kalemi tutmaya mecalim yokken gelip biri buzları eritecek

Nahoş bir ışık vuruyor kağnağı paralel sahil üzerinde duran yapıtlar
Gemiler de aynı işi yapmalarına karşın ayrı bir  kabartıyor denizi
Yaşıyorum batıda güneşin bugünlük son demlerini
Kayboluyor görüntü kirliliğine sebep olan yapraklar

Vucüt ısısnı gitgide daha da kaybediyorum burada durduğum sürece
Zevk vermiyor ki bana geri döndürdü geri dönmeye karar verince
Kim var ki bu mekanda az ötemde duran kişiler dışında
Bağırsam sesim kesilene dek ihtiyaç duyana dek nefes almaya

Gözlerimi tek noktaya bakarak birleştirirken bebeklerimi
Anlıyorum ki her farklının vardır bir benzeri
Şu an görsem de bu yöntemle onun mecazini
Biliyorum var elbet onun da bir eşi

4 Ocak 2012 Çarşamba

Buğulu gözler üzerinde, tıkalı kulağın tıkadığı damarda
Kendine münhasır göz bebekleri, kurguladığı kuruntuları
Kaplamış gökyüzünü sis bulutları
Acıtmış kısık gözlerini aşan doğanın tozları
Yeşil yağmur benekleri, bekleyememiş kendilerine ayrılan süreyi
Körelmiş ışıltıda, görünmez göz bebekleri
Ortada birşey yokken, peşkeş başında vartaları
Süregiden sonsuz saniyede yaşadığı anı
Ağır basmaya başladı göz kapakları
Pembeleşti gözünü acıtan tozları
Köreldi ki kendi hissinde algılamaya başlar etrafı
Yitirir günden güne duygularını
Kulakları dilsiz, bağırsa da anlamaz ondan başkası

30/8/10
Yaşamaya dair ilhamı, verdiğin nefesinde
Derin uykudan uyanır, sesini işittiğinde
Sabahleyin vurur ışığı, suretini gördüğünde
İnancını baştan kazanır, dudağına değdiğinde

03/9/10